Kurtuba

Kurtuba

.:::: haftalık edebiyat kültür ve sanat seçkisi // her cuma ::::.

sondu yine

4/10/2007
Kategori: kurtuba 9

 

  sondu yine  //  Mehlika Toyga

... bir kaç ölüm kırpıntısıyla sıyrılıyoruz susuşların erbâbından,

ve boşanıyoruz körpe zalimlerin malayani hınçlarından...

...Düşmek bana bî_karar bu lehçede (!) en iyisi gömmek

peçe ardı balçıklarıyle sıvanmış bu gardiyanlığımı...

Ölüm...

Sen ki; gözlerine kırağı çalınmış çocuk (!) tek yaptığın ezel soframdan arta kalanları devşirmek

Heyhat !!! bir lâhza dursan...

Doğarken parmaklarının mengenesine sıkışan soluklarca verilmiş bir ahidnâmesin bana, ihaneti haketmezsin bilirim.. Seni tasavvur edemiyorum, seyir alemindeyim baktığımca.. bir an varacak gibi oluyor tenim bir ısırık uyarınca, derken avucumdan sıyrılıveriyorsun acın(y)arak...

Sondu yine... 

...Göğünden kopagelen bir akşam üstünden çalınmış,

dualarımın encâmından telâkki ediyordu umutlarım...

...Telâşlı kartallarca istilâydı "havf ve reca" ve

açılmadık cevapların soruları oluyordu korkularım...

Ölüm...

Sen ki; sabahlarının kıyamına kurşun secdeleri sıkışmış çocuk (!) Leyl'evî çığlıklarımdan kopagelen kum tanelerimce varsın bana.. <******> Heyhat !!! bir lâhza dursan...

Kays'ların vâveylalarına sıkışmış sükût oruçlarımdan bîhaber geziniyorken omuzlarımda harflerince.. ben dirilmenin muştusundayken sana kösnürüm sanma (!) küllerinden göğsüme iliklediğim yangılarda, bir ağıt olur kalır parmaklarımda... usançlı değili(m)z

gözlerimden süzülen paslı yağmurlara, yalnız boğulmanızdan tedirginim...

Sondu yine...

...Cehennem uğultularının tevbe çığlıklarıyle kavgaya tutuştuğu

ürkütülmüş hayat hazineleri saklanırdı bir zaman aykırlığına...

...ve çekilirdi yazgımızdan ceste ceste kızıllar dokunan ahvâlimiz,

sokulurken bir sırat hayalisi feryâd_u efganımızın akışkanlığına...

Ölüm...

Sen ki; beklenmedik intiharların sehpalarından fışkıran çocuk (!) ağıtlarımda şımaran "hak" diğergâmlığımı üstlenen kıyamlarımca varsın bana..

Heyhat !!! bir lâhza dursan...

Ey hâsıl_ı secdem (!) şarlayarak devir bir bir.. kabaran namlunun körpe cesetlere büyüyen dişlerini.. ben sırtlandığım mezarların çelimsiz astarlarıyla dokuyacağım dua nakışlı heyulalarımı... rikkâtimi koluma takıp koşmaya başlayınca kahkaların ıtrî soysuzluğuna, vardığım tüm şehirler "aşk" kötürümü uyanacak...

Sondu yine...

...Açıklanacak ne kaldıysa lâkırdılar öncesi

yanık kokuları yükselirdi şehâdetin başı kesik selâlarına...

...bırak tafralarında kaysın sabîlerin vahşet kımıltıları demlenen saçlarından

yeter ki, sıyrıl ve bak yüzüne (!) iffetin taşan seli'kanlı bağrına... <******>

Ölüm...

Sen ki; beklenmedik gülistânların kibritinden tozan alevli çocuk (!) Günlerime devinen ilkel gemilerin yüklendiği bir rüzigâr kadar varsın bana..

Heyhat !!! bir lâhza dursan...

Tebessümlerine hicrân bulaşmış evlerin bacalarından büyüyen savaş yaygaraları zorluyor şimdi tan yerinin kapılarını.. Saçmalar uluyor çocukların ağrıyan yarınlarında. Öylesine sessiz saplıyor hıncım çare'siz' liğimi, örümceklere emanet ettiğim mağralarıma.

Bir çift güvercin izdüşümü bile suçumu bastıramıyor (!) son günlerde cinayet türküleri mi dolanıyor ne (?) sokaklarımda.. Artık yüzüne bakamadığım riyadan kararmış, bu yıpranmış sözleri yırtmalıyım.. Şimdi belki esirgiyorum bir mendilden bile göz yaşlarımı,

"utanıyor muyum" ne (?) "acz"iyyetimden.. ama gün gelecek elbet, gözlerinin rayihâsına kör eylediğim bakışlarım /cennet/ bakışlarının alevinde kaybolacak.. hesaplar kesilecek (!)

Son işte...

Bir avuç topraktan sıyrıl da bak yüzüme.. yıkılmadan karşımda.. (!)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
1 yorum yazilmistir

2007-10-10 17:12:47 - ...

Yazan: Neyzen ve Garip
Bir avuç topraktan sıyrıl da bak yüzüme.. yıkılmadan karşımda.. (!)

Söylemleriniz vurucu ve içten .
Yüreğiniz dert görmesin.
Bağlanti :: ::

« Önceki - Sonraki »
Subscribe to edebiyatakademi
Powered by groups.yahoo.com