![]()
![]()
|
ekmek arası hüzün // Kübra Çomaklı |
salına salına süzülürüm dağ eteklerine hengameli bir kayde duyulur ara sıra raylarımdan sonra gevşer bütün melodi boğumları donmuş bir nehir üzerinden kayar gider aklım duraksamaların ötesinde her hemzemin geçit kapanır yollarıma ebediyen handikaptır bana bu duraklar; arbedeli solumaktır azılı bir eşkıyanın ellerinde bu yüzden rötarlıyımdır biraz her yanım dünden kalma ters mi oturdum hayata nedir her şey geri gidiyor sanki başa sarıyor dünya girdiğim her tünel yığın yığın birikmiş karanlıktır üzerime hey gidi zulana yandığım; gözlerime perde diye inen bu hakikatte ne? arasata yetişen lokomotif, önümde kara tabuttur bir vakum gibi çekilir yavaş yavaş can! telaş eder ellerim artık büsbütün yaralıyım agora meclisi toplanır arşivlenir ömrümden siyah beyaz ne varsa ekmek arası çakıl olur bana hayat çoktan biletim kesilmiştir; ne mavi ne mor buz gibi sırtımda musalla soğukluğu teneşir suyu ılıklığında bir rüzgar faydasız bir serumdur artık bana toprak nerede o fişekli havailerin ey semavat? hiç solmayan bir yıldızındım hani! hani gözlerimde hatrı vardı yağmurların ısıtacaktı ya güneş ellerimi ilk kez sonra bir kelebek konacaktı omzuma hani bir goncanın dörtlüsü olacaktım ya ya da bir menekşenin sevinci |